11 Nisan 2013 Perşembe

ANTAKYA


Antakya denildiğinde ilk  akla gelen kadraj bu. Katolik Kilisesi'ndeki çan kulesinden bakıldığında aynı cadde (Kurtuluş Caddesi) üzerindeki Sarımiye Camii'nin minaresi görülüyor. Yine aynı cadde üzerinde yakın bir yerde buradan görülmese de bir havra mevcut. Üç ayrı dinin ibadet yerleri Antakya'da birbirine bu kadar yakın. Antakya sadece üç ayrı dine mensup insanları değil aynı zamanda bu dinlerin farklı mesheplerini ve onların ibadet yerlerini de barındırıyor.
Antakya'ya bu yılın Şubat başında çocuklarla birlikte gittik. Kurtuluş Caddesi'ndeki Savon Hotel'de kaldık.
Savon Hotel eski bir sabun fabrikasıyken restore edilerek 2003 yılında hotel haline getirilmiş. "Savon" Fransızca "sabun" demekmiş.
 Eğer Antakya'da gecelemeyi düşünüyorsanız mutlaka ama mutlaka Savon Hotel'de kalın. Tozlu ve köhne Kurtuluş Caddesi'ne tezat harika bir dekorasyonu, müthiş tarihi havası ve son derece profesyonel bir yönetimi var.
Üst kat merdivenlerden görünüm.
Antakya, Savon Hotel
 Pencereden Savon Otel'in avlusu ve arkada Habib-i Neccar Dağı.
Savon Hotel'in zengin yöresel kahvaltısını da unutmamak gerek.
Antakya, Hatay
 Kahvaltı sırasında çok sayıda batılı yabancının da otelde konakladığını farkettik. Suriye'deki savaş nedeniyle Antakya'da kurulan mülteci kampları için gelmiş Birleşmiş Milletler elemanları, yabancı gazeteciler ve kim bilir daha kimler uzun süreli olarak burada kalıyorlar. Hatta odaları çalışma odası haline getirmişler. Açık kapılardan gördük. Kocaman masalarda oturmuşlar, bilgisayarda harıl harıl çalışıyorlardı.
Hatay, Savon Hotel
Savon Hotel 1860'lı yıllarda sabunhane olarak inşa edilmiş. Antakya zeytin ve defne ağaçlarının çok olduğu bir bölge. Sadece burada değil evlerde ve küçük atölyelerde de yıllardır hem zeytinyağından hem de defne yağından sabunlar yapılıyor.
Savon Hotel'in avlusu Cumartesi gecesi gece klübüne dönüştü. Biz hem yorgunluktan hem de yanımızda çocuklar olduğu için eğlenceye katılamadık.
Antakya, Hatay
Hotele yerleşir yerleşmez vakit kaybetmeden dışarı çıktık ve biraz ilerdeki Antakya'nın tarihi Uzun Çarşı'sına girdik. Antakya'da Antakyalı bir rehberimiz var: Çocukluğu Uzun Çarşı'da geçmiş olan Sal'ın arkadaşı Ahmet.
Uzun Çarşı'nın tarihi Antakya'nın tarihi kadar eski. Antakya'nın tarihi de M.Ö. 300'lere dayanıyor.
Burası Uzun Çarşı'nın Kurtuluş Caddesi yönünden girişi. Ahmet'in söylediğine göre bu kısım eskiden sadece manavlarla doluymuş. Şimdilerde ise çok sayıda kıyafet dükkanı var.
Antakya, Hatay
Antakya ve Uzun Çarşı'nın uzuuuun tarihine daha sonra değiniriz. Önce aç olan karnımızı doyuralım. Ahmet yıllardır tanıdığı çarşı içindeki Vitamin Kasabı'na Antakya'nın meşhur tepsi kebabından hazırlattırmış.
Bundan sonrasına tok karnına bakılmasında fayda var!
Henüz pişmiş, sıcak tepsi kebabını afiyetle yedik. Çıtır çıtır, bol susamlı pideler de en az tepsi kebabı kadar lezzetliydi.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
 Tepsi kebabı sadece kasaplarda hazırlanan bir kebap. Evlerde yapılmıyor. Uzun Çarşı esnafı öğle yemeğinde çarşı içinde çok sayıda olan kasaplardan birinde hazırlanmış bu kebabı yermiş.
 Önce biberler, maydonoz, vesaire, güzelce kıyılıyor.
 Sonra da et aynı yöntemle kıyma haline geliyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı
 Tuzu, baharatı eklenip ikisi karıştırılıyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
Ve uzun uzun birlikte yoğuruluyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
Karışım bakır tepsilere yayılıp üzerine dörde bölünmüş soğan ve domatesler, bütün halde biberler, kenarlara da dilimlenmiş patatesler yerleştiriliyor. Salçalı sos da gezdirildikten sonra her kasabın karşısında yer alan taş fırınlarda pişiriliyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
Aynı malzeme yağlı kağıt üzerinde sos olmadan pişirilirse onun adı da kağıt kebabı oluyor. Fotoğrafta tepsilerin solunda kağıt kebabının pişmemiş halini görebilirsiniz.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
 Antakya Uzun Çarşı'da kasaplar ve fırınlar ortak çalışıyor. Nerede bir kasap varsa orasının hazırladığı tepsi kebabını pişirmesi için yakınında mutlaka bir de fırın oluyor. Ayrıca her kasap aynı zamanda küçük bir lokanta. İki üç tane derme çatma masa ve sandalyeleri küçük dükkanlara sığdırılmış. Masaların üzerine örtü yerine kağıtlar seriliyor. Uzun Çarşı'da tepsi kebabı yüzyıllardır böyle yeniyor.
Tepsi kebabının yapılışının videosu.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
 Vitamin Kasabı'nın üst katından çarşının görünümü.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
Çocuklar tepsi kebabını çok beğendiler. Yarın da öğle yemeğini burada yiyeceğiz. Vitamin Kasabı ile  tekrar görüşmek üzere vedalaştık. Kebabın üzerine künefe yemek üzere yola koyulduk.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, tepsi kebabı 
 Künefeyi ünlü Yusuf Usta'da yiyeceğiz. Oraya gidene kadar bol bol fotoğraf çekecek kadar uzun yol katettik.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, künefeci yusuf usta
Sağımız solumuz yöresel Antakya lezzetleriyle doluydu.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
 Alışverişi dönüşte, künefeyi yedikten sonra yapacağız.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
Usta arkada künefe kadayıfı yapıyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
Önde duran krep görünümlü yuvarlaklardan birer tane ikram ettiler. Afiyetle yedik.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
 Kadayıfın nasıl yapıldığını ilk kez bu çarşıda gördük ve çok enteresan geldi.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
Antakya'nın künefe kadayıfı İstanbul'da yediğimiz kadayıftan farklıymış.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
Uzun Çarşı'da adım başı kadayıfçı var. Neredeyse hiç durmadan kadayıf yapıyorlar ve hepsi satılıyor. Antakya'da insanlar ekmek alır gibi kadayıf alıyorlar. Sofraların o derece vazgeçilmezi olan bir tatlı. Herkes, özellikle de erkekler künefe yapmayı bilirmiş Antakya'da.
Kadayıfın ve künefenin yapılışını, Yusuf Usta'da atılışını videoya çektik.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı 
Labirent halini alan Uzun Çarşı'nın ayakkabıcılar bölümüne yakın bir yerde böyle bir meydanda bulduk künefeci Yusuf Ustayı.
O lezzetli künefe işte bu mütevazı dükkanda hazırlanıyor.
Hatay, Antakya, Çınar Alltı künefe, Yusuf Usta'nın yeri, Uzun Çarşı
 İşte Yusuf Usta. Künefeyi eski usul kömür ateşinde pişiren az sayıdaki künefecilerden en ünlüsü. Aynı anda üç tepsi var.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta
 Bir tanesi hazır.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
Servis ediliyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
 Bir tanesi pişiyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
Bir tanesi de hazırlanıyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
O kadar çok müşterisi var ki bizim orada bulunduğumuz kısa süre içinde tepsideki künefe hızla azaldı.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
 Ahmet'ten torpilli olduğumuz için bize yeni pişen tepsiden verdiler.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefeci Yusuf Usta 
 Oğlum ilk kez künefe yedi. Sonra da bütün gün künefe sayıkladı. Ertesin gün yine gittik, yine yedik.
Eve gidince kerebiç tatlısı yapmak için tahta kalıp aldım. Hem de üç ayrı desenden. Kerebiçin içine konulan baharat karışımından da aldım. Ahmet'in ablası sağolsun bizim için yapmış. Ev yapımı kerebiçlerimizi İstanbul'a götürdük, orada yedik.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
Uzun Çarşı'nın sonu bu meydana çıkıyor. Fazla oyalanmadan geri dönüyoruz. Planımıza göre hava kararmadan fotoğraf çekeceğimiz çok yer var daha.
Uzun Çarşı'da eskilerden devam eden bir gelenekle (Osmanlı Lonca Sistemi) farklı sokaklarda farklı üretimlerde bulunan dükkanlar gruplaşmışlar. Bakırcılar, kunduracılar, kuyumcular gibi.
Uzun Çarşı'nın kuyumcular bölümü.
Uzun Çarşı'da sayıları çok azalmış olsa da hala bakır işçiliği yapan ustalar mevcut.
Antakya, Hatay, bakırcılık
En renkli bölüm tabi ki baharatçıların, kuru meyve-sebzecilerin olduğu bölüm.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, baharatçılar
Kış ortası olduğu için hava çabuk kararıyor. Ahmet cami ve kiliseleri hava kararmadan gezdirmek için acele ediyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, baharatçılar 
Sal ise bu görüntülere kayıtsız kalamayıp durmadan fotoğraf çekerek oyalanıyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, baharatçılar 
Antakya, Uzunçarşı, Hatay
Sıra alışverişe geldi. Bu tarz dükkanlardan birisi olan "Peynirci Otuzbir" e girdik Ahmet'le. Antakya yöresinin halhalı zeytini ve kırık yeşil zeytininden, tuzlu yoğurttan, yöresel peynirlerinden sürk peyniri ve yaprak peynir, zeytinyağı, domates ve biber salçalarından,nar ekşisi, ceviz reçeli ve şu anda hatırlayamadığım bir sürü şey alıp kargoyla dönüş tarihimizden bir gün bir sonrası için eve gönderilmek üzere sipariş verdik.
 Telefon numarası : 0326 213 47 63 ve 215 87 99
Türkiye'nin herhangi bir yerinden telefonla arayıp sipariş verebiliyorsunuz. 2 gün içinde kargo ile siparişleriniz evinize geliyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, baharatçılar 
Otelin kahvaltısında tadına baktığım ve bayıldığım bu zeytinlerden bol bol aldım.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
Antakya'da yoğun bir zeytinyağı üretimi var. Ama pazarlamaları fotoğraftan da anlaşılacağı gibi çok zayıf. Henüz cam şişe ambalaja geçememişler, pet şişelerde satıyorlar zeytinyağını.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
Kadayıfçıları durup durup seyrediyoruz.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefe kadayıf yapımı
Ahmet anlattı: Pikniğe gittiklerinde mangalda eti pişirip yedikten sonra kalan kömür üzerinde künefe yaparlarmış.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Künefe kadayıf yapımı 
Sal'ın vizörü tekrar fırıncılara takılıyor.
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı
Fırınlarda aynı zamanda katıklı ekmek de pişiriliyor. İnce pide hamuru üzerine biber salçalı bir karışım sürülerek fırına veriliyor. Katıklı ekmek Antakya'da yediğim en lezzetli şeydi diyebilirim. Genellikle kahvaltıda yeniliyormuş katıklı ekmek.
Antakya, Uzun Çarşı, Tepsi kebabı
Antakya, Hatay, Uzun Çarşı, Tepsi kebabı
Çarşının dışında Kurtuluş Caddesi'ndeki başka bir fırın.
Fırınlar Antakyalı'ların hayatında önemli bir yer tutuyor.
Uzun Çarşı'dan çıkıyoruz. Karşıda Habib-i Neccar Dağı'nın eteklerinde Antakya evleri.
İşte tarihin en eski caddelerinden Kurtuluş Caddesi. Cadde bakımsız. Her iki tarafında yer alan iki-üç katlı evlerin çoğunluğu tarihi eser. Ancak ne yazık ki onlar da bakımsız. 
O evlerden bir tanesi.
Son zamanlarda özellikle iç turizmin artması ile tarihi evler yavaş yavaş restore edilerek turizme kazandırılıyormuş. Ancak Suriye'de savaşın başlaması ve özellikle Halep aktarmalı turların iptaliyle turizm neredeyse durma noktasına gelmiş. 
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi 
Tarih boyunca, özellikle Roma döneminde çok gösterişli zamanlar geçirmiş olan bu cadde bugün sıradan bir taşra caddesi görünümünde.
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi 
 Hatay, Antakya, Kurtuluş Caddesi
 Restore edilmiş çok güzel binalar da var.  Bu bina Yakma Resim Atölyesi olmuş.
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi 
Yine başka bir tarihi bina restore edilerek restorana dönüştürülmüş. Sveyka Restaurant. Biz burada yemedik. Sadece içinde dolaştık.
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi 
İnci Kıraathanesi Kurtuluş Caddesi'nin en bilinen, en ünlü mekanı. Aslında herkes burayı Affan Kahvesi olarak tanıyor. 
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi 
Bina 1913 yılında yapılmış. Kuruluşundan bu yana 4 kuşaktır aynı aile işletiyormuş. 
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi, Affan Kahvesi
Affan Kahvesi'nde  haytalı denilen bir muhallebi satılıyor.
Antakya, Hatay, Kurtuluş Caddesi, Affan Kahvesi
Kurtuluş Caddesi'ne çıkan bir ara sokaktaki manav dükkanı.
 Kurtuluş Caddesi'nin en önemli tarihi eserlerinden birisi Habib-İ Neccar Camii. Eski bir Roma tapınağının yerine yapılan bu cami adını Hz. İsa'nın havarilerine ilk inanan ve bu uğurda canını veren bir Antakyalıdan alıyor. 638 yılında Araplar şehri ele geçirdikten sonra yapılan Türkiye sınırları içindeki ilk cami.
Habib-i Neccar, Antakya'ya gönderilen havarileri korurken ölür. Bu olaylar Kur'an'da Yasin Suresi'nde anlatılıyormuş. Bu yüzden kutsal sayılan bir cami. Habib-i Neccar'ın türbesi minarenin yanında yer alıyor.
Habib-İ Neccar Camii'nden ayrılıp kısa bir yürüme mesafesiyle Antakya Katolik Kilisesi'ne geçiyoruz. Kilise restore edilmiş eski bir Antakya evi.
Antakya Türk Katolik Kilisesi. Cemaati Türkçe konuşuyor.
Biz tam kapanmak üzereyken girip gezdik.
Antakya Katolik Kilisesi
Rehberimiz Ahmet özellikle bu fotoğrafı çekmemiz konusunda bizi uyardı.
Antakya Katolik Kilisesi 
 Tüm Antakya evlerinde olduğu gibi Antakya Katolik Kilisesi'nin bahçesi de portakal ağaçlarıyla dolu.
Antakya Katolik Kilisesi 
 Antakya Katolik Kilisesi
 Antakya'da bir de Ortodoks Kilisesi var.
Antakya Ortodoks Kilisesi
 Ortodoks Kilisesi'nin bahçesi.
Antakya Ortodoks Kilisesi 
Kiliseden çıktığımızda hava iyice kararmıştı. Eski Antakya sokaklarındaki turumuz başladı.
 Eski Antakya'nın  sokakları çok dar. Yazları hava çok sıcak olduğundan dar sokaklar gölge oluyor ve insanlar sokaklarda rahat rahat dolaşıyorlarmış.
Tam gölge sağlamak için çatılar birbirine iyice yaklaşıyor.
 Eski Antakya'nın  sokakları
Dar sokaklar hava akımı yaratarak serinliğe neden oluyor.
 Eski Antakya'nın  sokakları 
Taş kaplama olan sokakların ortasında su kanalları var. Arık ya da tarık adı verilen bu kanallardan suyun tahliyesi Asi Nehri'ne doğru sağlanıyor.
 Eski Antakya'nın  sokakları 
 Dar sokakların çoğuna araba giremediği için motosiklet kullanılıyor.  Kapısı oldukça bakımlı bir evin önündeki kadın telefon konuşması bitince bizi evine davet etti.
 Eski Antakya'nın  sokakları 
İçeriye girince anladık ki eski Antakya sokaklarındaki evlerin duvarlarının dışı ayrı, içi ayrı bir dünya. Duvardaki ahşap dolaplar tamamen orijinal. Zaten tarihi eser oldukları için binaların değiştirilmesine izin verilmiyor.
O köhne, dar sokaklarda kapılardan içeriye girdiğinde gerçekten bambaşka bir ortamla karşılaşıyor insan. Sağ taraftaki kalabalığın olduğu kapıdan içeriye girdik.
Eski Antakya Sokakları
Sanat atölyesi olarak kullanılan, restore edilmiş başka bir eski Antakya eviyle karşılaştık.
Bir avlunun etrafına inşa edilmiş iki kattan oluşan mimari yapı antik çağlardan beri hiç değişmemiş. Dar sokaklar, yüksek duvarlar içe dönük yaşamın, aile mahremiyetinin yansımaları.
Eski Antakya evleri
Restore edilmiş evin restore edilmemiş komşusu.
Eski Antakya evleri 
Ebru atölyesi
Eski Antakya evleri 
Ve sonuç.
Eski Antakya evleri 
Yeni sahibini bekleyen bir Antakya evi.
Eski Antakya evleri 
Burası da yine dar sokakların arasında bir çay bahçesi.
Eski Antakya evleri 
Evlerin içinde yakılan sobanın dumanları pencerelerden çıkan borularla tahliye ediliyor. Evlerin çatılarında baca falan yok. Tam bir duman altı yürüyüşü oldu. Üstümüz başımız is koktu.
Eski Antakya evleri 
Eski Antakya sokaklarını dolaşmayı bitirdikten sonra çok acıkmış olmasak da Anadolu Restoranı'na gittik. Burası Antakya'nın merkezindeki en ünlü restoran.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay
Anadolu Restoranı'nın içi.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Anadolu Restoranı'nın mutfağı.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Ve masamıza gelenler. Ortasına kavrulmuş kıyma konulmuş çiğ köfte.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Humus harikaydı. Ortasındaki bolca zeytinyağı hiç fazla gelmiyor. Bayıla bayıla yedik.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Ali Nazik ana yemek değil de meze olarak geldi. Kızım buna bayıldı.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
 Tarator ve Sürk salatası.
Sürk Antakya'ya özgü baharatlı bir peynir. Bildiğimiz çökeleğin içine domates ve biber salçası, Antakya'nın kekiği olan zahter ve baharatların karıştırılmasıyla yapılıyor. Bu peynire zeytinyağı ve limon ekleyip karıştırınca da salatası yapılmış oluyor. Antakya'dan bol miktarda sürk peyniri aldım. Üzerine zeytinyağı döküp kahvaltılarda afiyetle yiyiyorum.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Zahter salatası. Zahter Antakya'ya özgü bir tür dağ kekiği.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Antakya'da içli köfteye oruk diyorlar. Ben bildiğimiz içli köfte yemeği düşünürken aynı malzemeden yapılmış ama şekli farklı saç oruğu geldi. Ben köfte gibi olanı tercih ederdim.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
En son gelen künefe Anadolu Restoranı'nın ikramı. Çoktan uyumuş olan oğlum künefeyi duyunca gözlerini açamasa da ağzını açtı ve yarı uyanık halde künefeyi yedi.
Anadolu Restoranı, Antakya, Hatay 
Ertesi gün Antakya merkezin dışına çıkıyoruz. Hava sağnak yağmurlu. Dinmesini umut ediyoruz.
İlk durağımız Hıdırbey Köyü'ndeki 500 yıllık çınar ağacı.
 Bu asırlık çınar ağacının bir de efsanesi var. Hz. Musa Hz. Hızır'ı ararken buradaki dereden su içmek istemiş. Asasını yere saplayıp eğilip su içmiş. Sonra bir de bakmış asa yeşermiş. Bu çınarın Hz. Musa'nın o asası olduğuna inanılıyormuş.
Antakya, Hıdırbey Köyü, Çınar ağacı
Bu derenin suyuna da" a-bı hayat" yani "ölümsüzlük suyu" deniliyor.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü
Bu köyden bir adam uzun seneler ağacın içinde berberlik yapmış.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü 
Anıt çınarın çevresi 20, yüksekliği 16,5, iç çapı 5,40 metre.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü 
Anıt çınar ağacı nedeniyle Hıdırbey Köyü'ne ciddi turistik yatırımlar yapılmış.
Anıt ağacın hemen yakınında yapılan katıklı ekmeklerden aldık.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü 
Büyük bir zevkle yedik. Hafif acılı inanılmaz bir lezzet. O anda sıcak sıcak nasıl iyi geldi.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü 
Katıklı ekmekten ördeklere de verdik. Neyse ki yağmur da durdu.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü 
Hıdırbey Köyü'nde anıt çınarın etrafında yöresel yiyecekler satıyorlar. Fotoğraftaki bitkinin adı menengiç. Çerez niyetine yeniyormuş. Tadı antep fıstığını andırıyor. Ayrıca kahvesi de yapılıyor.
Hıdırbey Köyü'nde arabadan indiğimiz anda keskin portakal kokusu genzimizi doldurdu.
Portakallar ağaçlarda, yerlerde, her yerde.
Antakya, Hatay, Hıdırbey Köyü
Hıdırbey Köyü'nden sonraki durağımız Vakıflı Köyü.
İlk dikkatimizi çeken köyün çok bakımlı olmasıydı.
 Burası Ermanistan haricinde nüfusu sadece Ermenilerden oluşan dünyadaki tek Ermeni köyü.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay
Hatay 1939'da Türkiye'ye katılmayı seçtiğinde civardaki Ermenilerin büyük bir kısmı Suriye vatandaşlığına geçerek Suriye'ye yerleşmişler. Vakıflı ahalisi ise Türkiye'de, kendi topraklarında kalmayı tercih etmişler.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 
Vakıflı'da 550 dönümlük alanda organik tarım yapılıyormuş. Çoğunluğunu narenciyenin oluşturduğu organik ürünlerini başta Avrupa olmak üzere pek çok ülkeye ihraç ediyorlarmış. Organik tarım konusunda örnek bir köy.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 

Gittiğimizde etrafta kimseler yoktu. Köyün nüfusu 130-150 civarındaymış. Ahalisi oldukça çalışkan. Son zamanlarda turist akınına uğramış.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 
Vakıflı Köyü'ndeki Ermeni Kilisesi.
Kilisenin içinden görünüm.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 
Vakıflı Ermeni Kilisesi İstanbul haricinde aktif olan üç Ermeni kilisesinden birisiymiş.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 
Diğer iki Ermeni kilisesi İskenderun ve Kırıkhan'daymış.
Vakıflı Köyü, Antakya, Hatay 
Vakıflı köyünü de geride bırakıp Samandağ sahiline geldik. Göz alabildiğine uzanan bu kumsal 14 km. Dünyanın sayılı uzun sahillerinden birisi. Karşısı Suriye.
Pek çok Antakyalı gibi rehberimiz Ahmet'in ailesinin de burada yazlıkları varmış. Çocukluğunun tatilleri buralarda geçmiş.
Antakya, Hatay, Samandağ
Sahilin hemen arkasındaki Musa dağındayız. Hz. Musa ve Hz. Hızır buralarda birbirlerine kavuşmuşlar.
Suriye'deki savaş yüzünden gözetleme amacıyla dikenli tellerle çevrili bir bölgeye asker dikmişler. Hafız Esad'da Samandağ'lıymış bu arada.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Samandağ Türkiye'deki en eski yerleşim bölgelerinden birisi. Asi nehrinin Akdeniz'e döküldüğü alanda M.Ö.305 yılında İskender'in komutanlarından biri tarafından liman kenti olarak kurulmuş. 1. yüzyılda ise Roma egemenliğine girmiş ve Antakya bölgesi Roma'nın en büyük ve en zengin şehirlerinden birisi olmuş. Antakya'nın nüfusu o dönemler 300 bin civarındaymış.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Bu dönemlerde yapılan Titus Tüneli pek çok yıkıcı depreme rağmen günümüze kadar ulaşabilmiş. Dereyle birlikte oluşan sellerin limanı doldurma tehlikesi başgösterince dağ delinmiş ve derenin önü duvarla kapatılarak akış yönü değiştirilmiş.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Tünelin zeminindeki kayaları akan sular kayganlaştırdığından içeriye doğru fazla ilerleyemedik. Tinus Tüneli'nin toplam uzunluğu 1380 metre. Bunun 130 metresi tünel, kalan kısmı ise açık kanal şeklinde.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Bu bölgede 526 yılında çok büyük bir deprem olmuş. Taş üstünde taş kalmamış. Ahaliden çok sayıda kişi de hayatını kaybetmiş.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Sabah yola çıktığımızda hava sağnak yağmurlu olmasına rağmen şimdi güneş açtı. Doğa yürüyüşümüz çok zevkli hale geldi. Özellikle oğlum bu gezintiye bayıldı. Belki de hayatında ilk kez  doğa ile bu kadar baş başa kalıyordu. Bizim çocuklarla trekking yapma zamanı gelmiş.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Tinus Tüneli'nin heman yanında kaya mezarları bulunuyor.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Kalker kayalar oyularak yapılan bu mezarlar yine Roma dönemine ait.
Antakya, Hatay, Samandağ, Kaya mezarları
Kaya mezarlarının girişinde bir köylü kendi yaptıkları yöresel ürünleri satıyor. Ben defne yağı ve defne sabunlarınından aldım.
Antakya, Hatay, Samandağ, Kaya mezarları 
Bu yörede dağ, bayır, çayır, her yer defne ağacı dolu. Zeytine benzeyen siyah meyveler köylüler tarafından toplanıp büyük kazanlarda kaynatılıyor ve kazanın üzerine çıkan yağ toplanıyor. Defne ağacının yaprağı, yağı ve sabunu bu bölgenin en önemli ihracat kalemlerini oluşturuyor. Defne sabununa burada garlı sabun deniliyor. Zeytinyağı ile karıştırılarak hazırlanıyor. Sabunları insanlar evlerinde yapıyorlar. Kullanmadan önce 5-6 ay kurutulması gerekiyormuş. Satıcı teyzem  defne sabunu ve yağının faydalarını saya saya bitiremedi. Aman dikkat ! Defne yağı hamileler için sakıncalıymış.
Antakya, Hatay, Samandağ
Musa dağındaki keyifli gezintimizin ardından Samandağ sahilde Ahmet'in götürdüğü bir balıkçıda geçirdik bütün öğleden sonramızı.
Antakya, Hatay, Samandağ,
Balıklar bir yana mezeler yine harikaydı.
Antakya, Hatay, Samandağ,
Biz keyifle yemeğimizi yerken dışarıda müthiş bir günbatımı vardı.
Antakya, Hatay, Samandağ,
Hayatımda gördüğüm en güzel gün batımlarından biriydi.
Antakya, Hatay, Samandağ
Ne yazık ki bu güzel kumsal Suriye'den gelen çöplerin istilasına uğramış durumda. Temizlense de yerine yenileri geliyormuş.
Antakya, Hatay, Samandağ 
Otelimize geri döndükten sonra Sal yediklerini sindirmek için şehirde yürüyüşe çıktı.
Antakya, Hatay
Antakya'nın içinden geçen Asi Nehri.
Antakya, Hatay 
Sal Anadolu Restoranı civarlarında dolaşmış.
Antakya, Hatay
Anadolu Restoranı açılmadan önce Antakya'nın merkezinde yemek yenecek fazla seçenek yokmuş. Herkes Antakya'nın biraz dışında yer alan Harbiye bölgesindeki restoranlara yemeğe gidermiş.
Antakya'nın simgelerinden biri haline gelmiş tarihi bir bina.
Aynı binanın diğer tarafı.
Antakya, Hatay
Ertesi gün aynı binanın gündüz halinin fotoğrafını çektik. Öğrendiğimize göre bu bina eskiden Ziraat Bankası şubesi ve bir ara da postane olarak kullanılmış.
Antakya, Hatay 
Vitrininde defne sabunu satıldığını görünce almak için binadan içeri girdik. Üst kata çıktık.
Antakya, Hatay 
Suriye'deki savaştan önce Suriyeli tüccarlara defne yağı satan Antakyalı bir tüccarla karşılaştık içeride. Antakya civarındaki köylülerden defne yağını toplayıp, analizini yaptırıp Suriyeye satarmış. Defne yağının uluslararası dağıtım piyasası Halep'miş. Ancak artık eski Halep 'in yerinde yerler estiğinden defne yağı ticareti de durmuş. Bu binada da Suriye'den gelen tüccarları ağırlarlarmış. Şimdi iç piyasaya defne sabunu satıyorlarmış ufak çaplı. Az miktarda Fransa'dan doğrudan sipariş almışlar gerçi. Kimbilir belki savaş fırsata dönüşür ve Halep'in yokluğunda defne yağı aracısız müşterisiyle buluşur.
Antakya, Hatay 
Binanın penceresinden manzara. Neyse defne sabunu diyorduk. Tam beş nesildir geleneksel yöntemlerle sabun üretiyormuş Kuseyri Ailesi. Antakya'dan döndüğümden beri artık sadece defne sabunu kullanıyorum. Büyük marketlerde de satılırmış meğer ama benim haberim yokmuş.
Antakya, Hatay 
Binadan çekilmiş başka bir fotoğrafın eşliğinde defne sabununun faydalarını sıralayalım: Saçlara çok iyi geliyor. Besliyor ve parlaklık veriyor. Dökülmelerini önlüyor. Ciltteki gözenekleri açıyor. Antiseptik olduğundan egzama ve mantara karşı etkili. Saç diplerindeki yara ve tahrişlere iyi geliyor.
Tavsiye üzerine defne yağını kullandığım şampuanın içine ilave ettim. Defne yağını saça masaj yapıp bir süre bekletmek de iyi geliyormuş. Ayrıca bir çorba kaşığı defne yağının içine 1 çay kaşığı limon suyu koyup 1 tane dövülmüş aspirinle karıştırıldığında kas ağrısına çok iyi geliyormuş.
Antakya, Hatay 
Şimdi sırada Antik Cam Evi ve Müzesi var.
Antakya camın ilk keşfedildiği yerlerden biriymiş.
Antik çağlardan bu güne kadar Antakya ve çevresinde üretilen camların röprodüksiyonları sergileniyor ve satılıyor Antik Cam Evi'nde.
Bunlar çeşit çeşit, boy boy parfüm ve gözyaşı şişeleri. Kadınlar kocaları savaşa gittikten sonra ağlarken gözyaşlarını bu şişelerde biriktirip ağzını balmumu ile kapatırlarmış. Eşleri savaştan döndüğünde (dönerse tabi) bu şişeyi ne kadar ağladığını göstermek için kocasına verirmiş.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi
Müze bölümünde ise son 150 yıl içinde Antakya'da atık camların eritilmesiyle üretilmiş tarihi örnekler sergileniyor.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 

Yaklaşık 140 yıllık, aileye ait tarihi Antakya evi satın alınarak atölye ve müze haline getirilmiş.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 
Üfleme camın icadından önce cam üretimi için ısıya dayanıklı kalıplar kullanılırmış. Aynı mantıkla üretilmiş özgün cam rölyefler de sergileniyor.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 
Yukarıda görülen pencereler kuşlar için yapılmış. Soğuk kış günlerinde buralara yiyecek bırakılıyor ve kuşlar da rahatça yiyiyorlar.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 
Tarihi evin tavanı.Tamamen orijinal halinde ve renklerinde. Tarihi eser olduğu için boya yapılmasına bile izin verilmiyormuş. Sadece defne yağı ile yağlanmasına müsaade ediyorlarmış.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 
Cam Müzesi'nin bahçesi.
Antakya, Hatay, Antakya Cam Evi ve Müzesi 
Antakya Cam Müzesi.
Antakya Cam Evi'nin bahçesinden görünüm.
Cam Müzesi'ni ziyaretimizin ardından Harbiye'deki şelalelere gittik.
Harbiye ya da antik adı ile Daphne (defne) Roma döneminin önde gelen komutan ve yöneticilerinin villalarının olduğu bir kentmiş. Hatay Müzesi'nde yer alan mozaikler çoğunlukla bu bölgedeki antik villaların yer döşemeleriymiş.
Şelaleleriyle ünlü bu antik kentin adının Daphne olması ise mitolajik bir hikaye ile ilgili.
Antakya, Harbiye
Zeus'un oğlu Apollon buradaki şelalelerin yanında adı Daphne olan güzeller güzeli bir kıza rastlar ve aşık olur. Daphne ise Apollon'a yüz vermez. Kovalamaca başlar. Tam Apollon Daphne'ye ulaşacakken Daphne Toprak Tanrısı'ndan kendisini korumasını ister. Toprak Tanrısı da güzel kızı defne ağacına dönüştürür. O günden sonra defne ağacı kutsal bir ağaç olur.
Antakya, Harbiye, şelaleler
O günün akşamı Hatay'ın başka bir ilçesi olan İskendarun'a ve İskenderun'un en şöhretli mekanı Petek Pastanesi'ne gittik.
Petek Pastanesi yakın zamanlarda yenilenmiş ve daha da güzelleşmiş.
Çocukların ısrarı ile öğlen yine tepsi kebabı ve ardından künefe yiyince akşam acıkmadık. Petek Pastanesi'nde özgün tadlardan atıştırmalık alıp yedik.
 Adını ilk kez duyduğumuz pek çok kurabiye var.
 Kerebiç
Hatay, İskenderun, Petek Pastanesi
Nokul
Hatay, İskenderun, Petek Pastanesi
Kömbe
Hatay, İskenderun, Petek Pastanesi
Tatlıların en tatlısı oğlum.
Hatay, İskenderun, Petek Pastanesi
Ertesi sabah Gaziantep için yola çıkmadan hemen önce Hatay Arkeoloji Müzesi'ne gittik. Müze beni hayal kırıklığına uğrattı. İçinde sergilenenler değil. Müze binası. Çünkü müzenin kendisi içindeki antikalardan daha antikaydı. Yer çinileri berbat görünüyordu. Sonra öğrendim ki müze yeni bir binaya taşınıyormuş.
Hatay Arkeoloji Müzesi
İlk olarak mozaiklerin sergilendiği bölümü gezdik.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Mozaikler yeni binasında umarım çok daha keyifli bir ortamda sergilenirler.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Roma zamanındaki villaların tabanlarını bu mozaikler süslüyormuş.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Zeugma'da olduğu gibi her mozaik hakkında bilgi veren bir sistemin olması dileğiyle.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Müzenin bir kısmını taşınma aşamasında olduğu için gezemedik. Gördüğümüz kadarı ile mozaikler çok etkileyiciydi.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Hatay Arkeoloji Müzesi'nin bahçesinde sergilenenler.
Antakya bölgesinde bulunan diğer antik eserler ve eşyalar.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Hatay Arkeoloji Müzesi
Antakya Cam Evi'nde gördüğümüz parfüm ve gözyaşı şişelerinin orijinalleri.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Güzel kızları kovalayan Apollon.
Hatay Arkeoloji Müzesi 
Bu kemer de cadde ortasında bir tarihi eser.
Antakya
Yeni Antakya'nın ortasında günümüz eseri.
Antakya'ya gezecek, görecek çok yer var. Biz sadece St. Pierre Kilisesi'ni bakımda olduğu için göremedik.
Tüm gördüklerimizle, yediklerimizle Antakya'dan çok etkilendim. Çocuklar da öyle.

Gezimizde bize eşlik eden Ahmet'e ve lezzetli ev yapımı kerebiçler için ablasına sonsuz teşekküler.





 

3 yorum:

aslan dedi ki...

Bir Antakyali olarak bu guzel tanitim icin size tesekkur ederim. Fotograflar muhtesem... Hele de o guzelim yemeklerin. Insani aciktiriyor:)

Nesrin Galatalı dedi ki...

Antakya kaydımın bir Antakyalı tarafından beğenilmesi benim için gerçekten çok sevindirici. Yemekleriniz muhteşem, çok şanslısınız :)

ŞÜKRİYE HACIKELEŞOĞLU dedi ki...

NESRİN HN MAYIS SONU ANTAKYAYA ZİYARETİM OLUCAK.bU GÜZEL BİLGİLENDİRMENİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.HER CÜMLESİNİ DİKKATE ALICAM..