8 Mayıs 2012 Salı

CAMDEN TOWN LONDRA

Camden Lock
Londra'ya gitmeden önce Londra hakkında araştırma yaparken Camden Town ile ilgili hem internetten hem de oraya gitmiş, orada bulunmuş arkadaşlardan bilgi edindik. Bayıla bayıla anlatan da oldu, burun kıvıranlar da.
Caddelerinde punkçıların dolaştığı, gerekli-gereksiz, genelde kalitesiz ama çok ucuz, sürüyle kıyafetin ve ıvır zıvırın satıldığı, eski plakların yine çok ucuza bulunabileceği, geceleri uyuşturucu satanların kol gezdiği alternatif bir eğlence mekanı olarak tanıdık, bildik gitmeden önce.
Camden Town
Amy Winehouse Camden Town'da sahneye çıkarmış. Anısına gelsin bir şarkısı. 'Back to Black'
 Gittiğimizde ise neyle mi karşılaştık? Öncelikle Londra'nın merkezinden tamamıyla farklı atmosferde tıklım tıklım dolu geniş bir bir caddede yürüdük. Camden Town
Günlerden Cumartesi olduğundan olsa gerek punkçı ya da metalcilerden ziyade turist gördük High Street'de. Camden Town
Camden Town High Street'de vintage giysiler.
Bu kıyafetleri de alan oluyor demek ki. Binaların dış cepheleri de espirili! Camden Town
Sonra sola döndük ve Ragent's Canal göründü. Camden Town bizim için asıl şimdi başlıyor.
Burası Camden Lock. Kanaldaki su seviyesini eşitlemek için setler var. Camden Town
Bu fotoğraftaki waterbus daha ileriye gidebilmek için su seviyesinin eşitlenmesini bekliyor. Su seviyesinin aynı olması için yaklaşık 10 dakika geçmesi gerekti. Camden Town
Camden Lock diğer açıdan. Camden Town
Waterbus'ın ardından kanocular suya indi. Camden Town
Ragent Canal
Aman teyzecim dikkat!
Teyze alabora oldu.
Neyse arkadaşları yardım etti de çıktı. Ama oldukça zorlandı çıkarken.
 Mutlu Son.
Waterbus'lar Camden Lock'dan Little Venice denen bir yere kadar kanal boyunca gidiyorlarmış. Biz de binmek istedik.
Lakin Sal kanocuların fotoğrafını çekerken kaçırmışız. Bir sonraki waterbus epey sonra kalkacak.
Biz de Camden Lock Market'ı gezmeye başladık.
Dünya mutfağından örnekleri bu meydanda bulmak mümkün.
Camden Lock'da gözlemeci teyze.
Ben bu fotoğrafları çekerken Sal'la birbirimizi kaybettik.
Yemekten sonra tatlıyı unutmayalım.
 Londra fotoğraflarının satıldığı bir dükkan gördüm ve içeri girdim.
Orada Sal'la karşılaştık. Satıcı amcayla muhabbeti ilerletmiş.
İki tane de fotoğraf almış. Fotoğrafçı dediğin Camden'den fotoğraf satın alır. Vampir kıyafeti alacak hali yok ya.
 Yağmur yağdığı için yemeğimizi sokak yerine High Street'deki bir Çin Lokantası'nda yedik. Hem de dinlenmiş olduk.
Ragent's Canal'da waterbus ile yapamadığız geziyi yürüyerek yapalım dedik. Yağmurdan sonra hava harikaydı.
Kanal boyunca yürüyerek Little Venice denilen yere gideceğiz.
Yürüme yolunun bu kısmında tadilat vardı.
Bu kapıdan yukarı çıktık.
Bir süre yukarıdan yürüdük.
 Yağmurdan sonra çok güzel bir gün batımı oldu.
Ragent's Canal bir süre Ragent's Park'ın içinden geçiyor. Londra'nın hayvanat bahçesi de Ragent's Park'ın içinde. Bir süre kuşların bulunduğu bölümün yanında yürüdük. Kuş sesleri dışındaki sessizlik, ıslak toprak kokusu, yağmurdan sonra ılık hava çok güzeldi.
Ragent's Canal'ın ilerleyen bölümlerinde insanların bu tekneleri otel olarak kullandıklarını gördük. Suyun üzerinde bir tatil... Hava iyice karardığı için Little Venice'e kadar gidemedik de yazık ki. Kanal gezimizi burada sonlandırdık...



 Ancaaaaak, Sal'ın yine Londra'da işi çıktı ve tam bir yıl sonra yine gittik Camden Town'a. Son gidişimizde waterbus'a bindik. İçinde Covent Garden ve Notting Hill görüntüleri de barındıran Camden Town videomuz
 
 :::: Bir sonraki gezimiz  Hamburg'a Ama öncesinde The Phantom of the Opera Müzikali var! Görüşmek üzere...

Hiç yorum yok: